Platon (Eflatun) - Sokrates'in Savunması

of 103 /103
Platon (Eflatun) Sokrates'in Savunması Özgün Adı: πολογία Σωκράτους (The Apology of Socrates) v1 Düzenleme: Lone Warrior Dizi Numarası: BY19T3 Forum: eskikitaplarim.com Dosya formatları: pdf, mobi, epub, doc, djvu, xps, jpg, fb2

Embed Size (px)

description

Platon (Eflatun) - Sokrates'in Savunması

Transcript of Platon (Eflatun) - Sokrates'in Savunması

  • Platon (Eflatun)

    Sokrates'in Savunmas

    zgn Ad: (The Apology of Socrates)

    v1

    Dzenleme: Lone Warrior

    Dizi Numaras: BY19T3

    Forum: eskikitaplarim.com

    Dosya formatlar: pdf, mobi, epub, doc, djvu, xps, jpg, fb2

  • NDEKLER

    Sokrates'in Savunmas ...................................................... 3

    I. Sokrates'in Savunmas ................................................. 3

    II. Karar sonras ceza konusundaki nerisi ...................... 29

    III. Mahkeme huzurunda son szler ................................ 32

    Apology .......................................................................... 38

    The Apology of Socrates ................................................... 70

  • Sokrates'in Savunmas1

    I. Sokrates'in Savunmas

    Atinallar! Beni sulayanlarn zerinizdeki tesirini

    bilemiyorum; fakat szleri o kadar kandrc idi ki ben kendi

    hesabma onlar dinlerken az daha kim olduumu

    unutuyordum. Byle olmakla beraber, inann ki doru tek

    sz bile sylememilerdir. Ancak, uydurduklar birok

    yalanlar arasnda, beni usta bir hatip diye gstererek

    szlerimin belagatine2 kanmamak iin sizi uyank

    bulunmaya davet etmelerine ok atm. Azm aar

    amaz hi de gzel syleyen bir adam olmadm meydana

    kacak, yalanclklar elbette anlalacak olduu halde,

    bunu sylemek iin insan dorusu ok utanmaz olmal.

    Eer onlar her doru syleyen adama hatip diyorlarsa,

    diyeceim yok. Bunu demek istiyorlarsa ben hatip

    olduumu kabul ederim; ama onlarn anladndan

    bambaka manada. Herhalde, demin de dediim gibi,

    sylediklerinde doru bir taraf hemen hemen yoktur; ben

    ise size btn hakikati syleyeceim. Fakat Atinallar, ben

    onlar gibi batanbaa parlak ve gsterili szlerle bezenmi

    hazr bir nutuk syleyecek deilim; Tanr korusun. Hayr,

    u anda iyi kt dilim dnd kadar syleyeceim; nk

    btn diyeceklerimin doru olduuna inanyorum. inizde

    kimse benim dorudan baka bir ey syleyeceimi

    sanmasn. Toy delikanllarmz gibi huzurunuzda birtakm

    ssl cmlelerle konumak, benim yamdaki bir adama

    yakmaz. Sizden yalnz unu dileyeceim: kendimi

    1 eviri: Niyazi Berkes, 1946 2 Belagat: Konuyu btn ynleriyle kavrayarak hibir yanl ve eksik anlaya yer brakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacktan uzak, dzgn anlatma sanat

  • savunurken teden beri alk olduum gibi konutuumu,

    agorada, sarraf tezghlarnda, o gibi yerlerde nasl

    konuursam burada da yle konutuumu grrseniz

    armaynz, o yzden de szm kesmeyiniz. nk ben

    yetmiimi atm halde ilk defa olarak yarg huzurunda

    bulunuyorum; bu yerin diline btn btne yabancym.

    Bunun iin, bir yabancnn ana dili ile kendi yurdu

    adetlerine gre konumasn nasl tabii karlarsanz beni de

    tpk bir yabanc sayarak alk olduum gibi konumama

    msaade ediniz. Bu dileimi yersiz bulmayacanz

    umarm. Syleyi iyi veya kt olmu, bundan ne kar? Siz

    yalnz benim doru syleyip sylemediime bakiniz, asl

    buna nem veriniz. Zaten yargcn asl meziyeti3 buradadr;

    nasl ki hatibinki de doruyu sylemektir.

    Atinallar! nce bana ynelmi olan daha eski

    sulamalara ve beni ok daha eskiden beri sulayanlara

    cevap vermek isterim, bundan sonra daha yenilerine cevap

    vereceim.

    nk Atinallar, yllardan beri haksz yere beni size

    kar sulayp duran birok kimseler olmutur; Anytos ile

    arkadalar benim iin daha az tehlikeli olmamakla beraber,

    ben bunlardan daha ok korkarm. Evet, yarglarm, bunlar

    daha tehlikelidirler; nk bunlar birounuzun ta

    ocukluunuzdan beri yalanlarla kandrarak gya gklerde

    olup bitenlerle uraan, yerin altnda neler getiini

    aratran, yanl doru gibi gstermeyi beceren, Sokrates

    adl bir bilgin olduuna sizi inandrmlardr. Beni

    sulayanlar iinde en ok korktuklarm, ite bu masal

    yayanlardr; nk bunlar dinleyenler, bu gibi meselelerle

    uraanlar tanrlara inanmaz sanyorlar. nannz, bu

    adamlar oktur; eskiden beri beni bununla suluyorlar.

    stelik bunlar, ocukluunuzda olsun, genliinizde olsun, 3 Meziyet: bir kiiyi (nesneyi) benzerinden stn gsteren nitelik

  • daha ok tesir altnda kalabileceiniz alarda iken,

    kulaklarnza doldurmulard. Hem bu sulamalar,

    karlarnda kendilerine cevap verecek kimse olmadan,

    benim arkamdan oluyordu. Bir komedya yazarn4 bir yana

    brakrsak, tekilerinin adn ne biliyorum, ne de size

    syleyecek durumdaym, iin en korkun taraf ite bu.

    Kskanlklar, ktlkleri yznden, bazen ilkin kendilerini

    bile inandrmaya kadar vararak, sizi btn bu sulamalara

    inandran bu adamlar, uralmas en g olanlardr, nk

    bunlar ne buraya getirmek ne de sylediklerini rtmek

    mmkndr. Bu yzden kendimi savunurken sadece

    glgelerle arpmak, karmda cevap verecek biri olmadan

    iddialarnn yanlln gstermek zorunda kalyorum. O

    halde, demin de dediim gibi, dmanlarmn iki eit

    olduunu gryorsunuz: bir beni imdi sulayanlar, bir de

    eskiden sulam olanlar. Umarm ki, ilkin ikincilere cevap

    vermemi siz de yerinde bulursunuz; nk bunlar hem

    tekilerden daha nce, hem de daha sk duymusunuzdur.

    O halde, Atinallar, artk savunmama balayabilirim.

    Yllardan beri kafanzda kklemi olan bir sulamay ksa

    bir zamanda skp atmaya almalym. Eer hakkmda ve

    hakknzda hayrl ise, bunu baarmay ve kendimi temize

    karmay temenni ederim. Ama bunun kolay bir i

    olmadn da iyice biliyorum. Her ne ise, bunu Tanrnn

    buyruuna brakalm; bana den vazife, kanunun emrine

    gre kendimi savunmaktr.

    Batan balayarak, benim ktlenmeme yol aan ve

    Meletos'u bu davay aleyhime amaya cesaretlendiren

    sulamann ne olduunu aratralm. Bir defa, bana iftira

    edenler bakalm ne diyorlar. Beni dava ettiklerini farz

    ederek bunlarn sulamalarn yle ksaca bir

    toplayacam: Sokrates kt bir insandr: yeraltnda, 4 Bu komedya yazar, biraz sonra ad geecek olan Aristophanes'tir.

  • gkyznde olup bitenlere karyor, eriyi doru diye

    gsteriyor, bunlar bakalarna da retiyor. Sulamann

    aa yukar z bu. Aristophanes'in komedyasnda

    grdnz gibi: sahnede Sokrates adl bir adam

    dolatrlyor, havada gezdiinden, benim hi ama hi

    anlamadm eylerden dem vurarak bir sr sama sapan

    szler sylyor. Bunu, byle bir bilgisi olanlar varsa onlar

    kltmek iin sylemiyorum. Meletos'un bana at bu

    davadan kurtulamayaym ki, Atinallar, gerekte benim

    bunlar zerinde en kk bir fikrim bile yoktur. Burada

    bulunanlarn ou bunun doruluuna ahittir, onlara hitap

    ediyorum: beni dinleyenler, iinizde bu meseleler hakknda

    imdiye kadar tek sz sylediimi bilen varsa buradakilere

    sylesin. Cevaplarn istiyorsunuz. Sulamann bu ksmna

    verdikleri bu cevap karsnda, geri kalannn doruluu

    hakknda da bir hkm verebilirsiniz. Bunun gibi, benim

    para ile ders vermekte olduuma dair dolaan szn de hi

    bir temeli yoktur, bu da tekiler kadar aslszdr.

    Dorusu, bir kimsenin insanlara gerekten bir ey

    retmesi mmkn olsayd, buna karlk para almas

    bence o kimse iin bir eref olurdu. Leontinoili Gorgias5

    gibi, Keoslu Prodikos6 gibi, Elisli Hippias7 gibi ehir ehir

    gezerek ders veren genlerin kendi hemerilerinden parasz

    ders almalar pekl mmkn iken, onlar bu

    hemerilerinden ayrarak kendilerine ekecek kadar

    kandran, dersleri iin para almakla kalmayp stelik bu

    paray ltfen kabul ettiklerinden dolay bir de teekkr

    ettiren kimseler var! imdi Atinada Paroslu bir bilgin

    5 Leontinoili Gorgias: pheci bir filozof ve parlak bir hatipti. Eflatun, Gorgias'nda bu filozofu alaya alr. 6 Keoslu Prodikos: dil zerinde duran ve anlam inceliklerine nem veren bir dnrdr. Eflatun, Protagoras'nda Prodikos'tan alayl bir ekilde sz eder. 7 Elisli Hippias: derin bilgisi olmad halde, hemen her eyi bilen bir kimse olarak geiniyordu.

  • varm. Bu adam reniim yle olmutu: bir gn,

    bilgicilerin8 uruna dnya kadar para harcayan Hipponikos

    olu Kallias'a9 rastlamtm: bu zatn iki olu olduunu

    biliyordum, onun iin kendisine sordum: Kallias, dedim, iki

    olun olacana iki tavuun veya buzan olsayd, bunlar,

    eline verecek birini bulmakta zorluk ekmezdik; onlar

    kendi tabiatlarnn10 mmkn kld lde yetitirecek ve

    olgunlatracak bir seyis veya bir ifti tutardk; fakat

    mademki birer insandrlar, onlar kimin eline vereceini

    biliyor musun? Onlar bir insan ve bir yurtta olarak

    yetitirecek biri var mdr? Herhalde, senin oullarn

    olduuna gre bu meseleyi dnmsndr? Ne dersin,

    byle bir kimse var m? Kallias bana, evet vardr dedi.

    yleyse kim? nereli? Derslerini kaa veriyor? diye

    sorunca, Paroslu Evenos11, dersine be mina12 alyor

    cevabn verdi.

    O zaman kendi kendime dndm ve dedim ki:

    Evenos gerekten byle bir bilgin ise, bu bilgisini bu kadar

    ucuza retiyorsa, dorusu bahtiyarm. Bende de byle bir

    bilgi olsayd, gerekten ben de gurur ve sevin duyardm;

    fakat Atinallar, dorusu benim byle bir bilgim yoktur.

    Belki iinizden biri btn bunlara kar diyecek ki:

    Sokrates, bunlarn hepsi gzel ama uradn bu

    sulamalar nereden kyor? Herhalde allann dnda bir

    ey yapm olacaksn ki aleyhine bu gibi sulamalar var.

    Sen de herkes gibi olaydn btn bu dedi kodular kmazd;

    o halde, hakknda acele bir hkm vermemizi istemiyorsan

    bite bunlarn sebebini anlat.

    Bu itirazn hakl ve yerinde olduunu kabul ederim; 8 Bilgici: sofist 9 Kallias: zengin bir kimseydi. Sofistler iin byk masraflara girdii ve eli ak olduu iin btn servetini kaybetmiti. 10 Kendi tabiat: kendi doas, huyu 11 Paroslu Evenos: air ve hatipti. Ad, Eflatun'un Phaedros'unda da geer. 12 Mina: Eski Helen paras

  • onun iin ben de size bu kt hretimin nereden ktn

    anlatacam. Ltfen dikkatle dinleyiniz. Bazlarnz belki

    aka ediyorum sanacak; ama inann ki tamamyla doru

    sylyorum. Atinallar, bu hret bende bulunan bir nevi

    bilgiden, sadece ondan kmtr. Bunun ne biim bir bilgi

    olduunu sorarsanz derim ki bu, herkesin elde edebilecei

    bir bilgidir ben de ancak bu manada bilgim olduunu

    sanyorum. Hlbuki szn ettiim kimselerin bende

    olmad iin size anlatamayacam insanst bilgileri var.

    Benim byle bir bilgim olduunu syleyen yalan syler,

    bana iftira eder. Atinallar, size belki mbalaa13 ediyorum

    gibi gelecek, fakat szm kesmemenizi dilerim. nk

    size imdi syleyeceim szler benim szlerim deildir.

    Size gvenilir bir ahit gstereceim. Benim bir bilgim

    varsa, bunun nasl bir bilgi olduunu Delphoi14 tanrsndan

    dinleyin Khairephon'u15 tanrsnz; ok eski bir arkadamd,

    sizin de dostunuzdu, geen srgnde o da sizinle

    birlikteydi, dnerken de birlikte gelmitiniz. Khairephon'un

    huyunu bilirsiniz, kafasna koyduu eyi muhakkak yapard.

    Bir gn Delphoi'ye gitmi -ltfen szm kesmeyiniz-,

    benden daha bilgin bir kimse olup olmadn tanrya

    ekinmeden sormu; Pythonlu tanr-szcs de benden

    daha bilgin bir adam olmadn sylemi. Khairephon

    bugn sa deil, ama kardei burada mahkemededir,

    sylediklerimin doruluunu tasdik edebilir.

    Bunu size srf bu kt hretimin nereden ktn

    gstermek iin sylyorum. Tanrnn bu cevabn renince

    dndm: Tanr bu szyle ne demek istemi? Bu

    13 Mbalaa: abart 14 Delphoi: Delfi, Atina'nn 130 kilometre kadar kuzeybatsnda Phokis'te, Parnassos danda dik bir kayalkta bulunan tapnak. Tanrya danmak isteyen erkekler ya da kadnlar, buraya bavurur; sorularna cevap veren Tanrnn szn rahipler aracl ile renirlerdi. Buraya Python da denir. 15 Khairephon: hakknda fazla bilgi yoktur. Aristophanes, Bulutlar adl oyununda, Sokrates gibi onu da alaya almtr.

  • muamma nedir? nk az olsun, ok olsun, bende byle bir

    bilgi olmadn biliyorum. Byle olduu halde insanlarn en

    bilgini olduumu sylemekle ne demek istiyordu? Tanr

    yalan sylemez, yalan onun z ile uzlar bir ey deil. Ne

    demek istediini uzun zaman dndm; en sonunda iin

    asln bir deneyim dedim. Bilgisi belli birini bulup Tanrya

    gider, szn rtmek iin derim ki: te benden daha

    bilgili bir adam; oysaki sen benim iin en bilgili demisin.

    Bunun zerine bilgisi ile n alm birine gittim, kendisine

    iyice baktm. Ad lazm deil, denemek iin setiim bu

    adam devlet ileriyle urar. Vardm sonu u oldu: bu

    adam ok kimselere, hele kendisine bilgin gzkyor ama

    gerekten hibir bilgisi yok. Bunun zerine kendisini bilgin

    sandn, hakikatte ise olmadn anlatmaya altm.

    Bunun sonucu, onun da, stelik orada bulunup beni

    dinleyen birok kimselerin de dmanln kazanmak oldu.

    Yanndan ayrlrken kendi kendime dedim ki: dorusu belki

    ikimizin de iyi, gzel bir ey bildiimiz yok; ama gene ben

    ondan bilginim; nk o hibir ey bilmedii halde bildiini

    sanyor; ben ise bilmiyorum ama bildiimi de sanmyorum.

    Demek ben ondan biraz bilgiliyim, nk bilmediklerimi

    bilirim sanmyorum. Bundan sonra baka birine, daha da

    ok bilgili tannan baka birine gittim. Gene o sonuca

    vardm; onun da, daha biroklarnn da dmanln

    kazandm.

    Bylece, kendime birok dmanlar edindiimi bile

    bile, birini brakp tekine gidiyor, gittike umutsuzlayor

    ve kederleniyordum. Artk boynumun borcu oldu, her

    eyden nce tanrnn szn gz nnde tutmalym,

    diyordum. Bilgili denen kim varsa ona bavurarak Tanrnn

    ne demek istediini anlamam gerekti. Size doruyu

  • sylemeliyim. Atinallar, kpek hakk iin16, btn o

    aratrmalarmda baktm, asl bilgisizler, bilgilidir diye

    tannm olanlar! Botur denenlerde ise daha ok akl var.

    Size btn o dolap durmalarm anlataym, Atinallar: o

    kadar didindim, tanrnn szn rtemedim. Devlet

    adamlarndan sonra tragedya yazanlara, Dithyrambos

    airlerine17, her eidinden airlere bavurdum. Kendi

    kendime, artk bu sefer greceksin, kendinin onlardan ok

    daha bilgisiz olduunu anlayacaksn, diyordum.

    Yazlarndan bence en ilenmi paralar setim, ne demek

    istemi olduklarn gidip kendilerinden sordum, bir ey

    reneceimi umuyordum. Yarglar, inanr msnz?

    Doruyu sylemeye utanyorum; ama sylemeliyim. O

    airlerin, eserleri hakknda dedikleri, orada bulunan hemen

    herkesin diyebileceinden daha iyi deildi. O zaman

    anladm ki airler eserlerini bilgilerinden deil, bir eit

    igd ile Tanrdan gelme bir ilhamla yazyorlar, tpk bir

    sr gzel eyler syleyip de dediklerinden bir ey

    anlamayan tanr-szcleri, biliciler gibi. airler iin de yle

    olduunu grdm; stelik onlar, kendilerinde airlik var

    diye, bilmedikleri eylerde de insanlarn en bilgini

    olduklarn sanyorlar. Yanlarndan ayrlrken anlamtm ki,

    devlet adamlar karsnda nasl bir stnlm varsa,

    onlardan da bylece stnm.

    En son, ustalara gittim: nk kendimin bir ey

    bilmediimin farknda olduum gibi, onlarn da hem ok,

    hem iyi eyler bildiklerine emindim. Bu sefer

    aldanmamm; onlar benim bilmediim birok eyleri

    gerekten biliyorlard ve bunda hi phesiz benden daha

    16 Kpek hakk iin: Bu andn, khin ve byc Orpheus'un kurduu dine bal geleneklerde yer ald sanlmaktadr. Aristophanes'in Eekarlar adl eserinde, kle Ksanthias da kpek" adna and ier. Sokrates'in bu and kullanmasnn alayc bir hava tadn sylemek gerekir. 17 Dithyrambos airleri: Dionysos adna iir yazanlar; Dionysos trenleriyle ilgili olan ve elli kadar arkcnn koro halinde okuduu iirlere Dithyrambos denir.

  • bilgin idiler. Ama Atinallar, grdm ki iyi ustalarda da

    airlerdeki kusur var; kendi ilerinin eri olduklar iin en

    yksek eylerden de anladklarn sanyorlar, byle

    sandklar iin de asl bilgileri glgede kalyordu, o kadar ki

    Tanrnn szne geldim, onlar gibi bilgin, onlar gibi de

    bilgisiz olmaktansa, bilgilerini de, bilgisizliklerini de

    edinmeyip olduum gibi kalmak daha iyi deil mi? diye

    dndm; gerek kendime, gerek Tanr szne cevap

    vererek, benim iin olduum gibi kalmak daha iyi, dedim.

    Atinallar, btn bu aratrmalarm birok dmanlar,

    hem de en kt, en tehlikeli soyundan dmanlar

    edinmeme sebep oldu; birok iftiralara yol at; adim bilge

    diye kt, nk beni dinleyenler, bakalarnda

    bulunmadn gsterdiim bilginin bende bulunduunu

    sandlar. Asl bilen, Atina yarglar, belki yalnz Tanrdr; o

    sz ile de insan bilgisinin byk bir ey olmadn, hatta

    hibir ey olmadn gstermek istemitir; Sokrates demi

    olmas ancak bir sz geliidir; "ey insanlar! Aranzda en

    bilgesi, Sokrates gibi bilgeliinin gerekte bir hi olduunu

    bilendir" demek istemi. te bylece Tanrnn szn

    dnerek yer yer dolayor, yurtta olsun, yabanc olsun,

    bilge sandm kimi bulursam konuup soruyorum; bilge

    olmadklarn anlaynca da, Tanr szne hak vererek bilge

    olmadklarn kendilerine gsteriyorum. Bu i btn vaktimi

    alyor, bu yzden devlet ileriyle de, kendi ilerimle de

    iyice uraacak vakit bulamyorum; o kadar ki, Tanrya

    hizmet edeyim diye yoksul kaldm.

    Dahas var: birtakm genler kendiliklerinden bama

    toplanyor; babalar zengin, vakitleri bol; ben nme

    aldm adama sorular sorarken durup dinliyorlar; stelik

    bilgilerin sorguya ekilmesini dinlemekten holanyorlar,

    ok defa bana benzeyerek kendileri de bakalarn

    denemeye kalkyorlar; az bir bilgiyle hatta bsbtn

  • bilgisiz, kendilerini bilgin sananlar saysz: bunu o

    delikanllar da buluyorlar. Sktrdklar adamlar kendilerine

    kzacaklarna bana kzyor, ah!... bu alak Sokrates!

    genleri batan karyor!... diyorlar.

    Hlbuki biri kp da kendilerine sorsa peki ama bunun

    iin ne yapyor? Ne retiyor? dese ne cevap vereceklerini

    bilmezler; fakat aknlklarn belli etmemek iin de her

    zaman filozoflara kar evrilen bulutlarda, yerin dibinde

    olup bitenleri retmek, tanrlara inanmamak, iyiyi kt

    gstermek gibi beylik szleri sayp dkerler; nk bir ey

    bilmedikleri halde biliyor grnmek istemelerinin aa

    vurulduunu sylemee bir trl dilleri varmaz. Onlar ille

    iyi tannacaz, szmz geecek diyen, hem de kalabalk

    insanlardr; benim szm alnca, bir azdan konuup

    karlarndakini kandrmay bildikleri iin, teden beri, ar

    iftiralarla kulaklarmz doldurdular, gene de dolduruyorlar.

    Meletos'a Anytos'a, Lykon'a, bana saldrmak cesaretini

    veren, ite bu iftiralardr. Meletos, airlerin, Anytos,

    ustalarla politikaclarn, Lykon da hatiplerin kinlerine

    tercman olmutur. Szme balarken de dediim gibi,

    byle kk salm bir iftiradan kendimi byle az bir zamanda

    temize karabileceimi ummam. te, Atinallar, size

    doruyu syledim; byk, kk, bir eyi saklamadm, bir

    eyi deitirmedim. Biliyorum ki bu yzden yine garazlarna

    urayacam; bu da gsterir ki ben doruyu sylyorum,

    bana iftira ediliyor, sebebi de budur. Simdi arayn, sonra

    arayn, bulacanz hep budur.

    Beni sulayanlarn birincilerine kar bu kadar savunma

    yeter; imdi ikincilere dnyorum. Bunlarn banda

    Meletos, kendi szyle, iyi, yurdunu gerekten seven

    Meletos var. Bunlara kar da kendimi savunmaya

    alacam. Nelerden ikyet ettiklerini bir okuyalm. Aa

    yukar yle deniyor: Sokrates, genleri doru yoldan

  • ayrmakla, devletin tanrlarna inanmamakla, bunlarn

    yerine yeni yeni tanrlar koymakla suludur. te bana

    ykledikleri sular; bunlarn hepsini ele alalm.

    Genleri doru yoldan ayrmak sucunu iliyormuum,

    ben de iddia ediyorum ki Meletos ciddi eyleri alaya alarak

    herkesle elenmekten, gerekte zerinde hi uramad

    ilere gya taassup18 ve ilgi gstererek herkesi mahkemeye

    srklemekten suludur. Bunun byle olduunu size ispata

    alacam.

    Meletos, yle gel, bana cevap ver:

    Genlerimizin mmkn olduu kadar erdemli

    olmalarna ok nem veriyorsun, deil mi?

    Tabii veriyorum.

    O halde, onlar daha iyi klann kim olduunu da

    yarglara syle. Mademki onlar doru yoldan ayran

    meydana karmak zahmetine katlanmsn ve yarglarn

    karsnda beni gstererek bu sulunun ben olduumu iddia

    ediyorsun, o halde unu da bilmen gerekecektir. Onlar

    terbiye edenler kim yarglara adlar ile syle Grdn m

    Meletos, susuyorsun ite. Bir ey sylemiyorsun ama bu

    susman, senin iin utanlacak bir ey deil mi? Mesele ile

    hibir iliiin yoktur dememin bu, ak bir kant deil mi?

    Syle dostum, syle, genleri daha iyi klan nedir?

    Kanunlar.

    Fakat, delikanlm, bu benim soruma cevap deil ki.

    Ben unu bilmek istiyorum: her eyden nce bu kanunlar

    bilen kim?

    te bu mahkemedeki yarglar. Sokrates.

    Ne dedin? Nasl, Meletos? Onlar genleri

    yetitirebilir, daha iyi klar m diyorsun?

    18 Taassup: banazlk, tutuculuk

  • Elbette.

    Hepsi mi, yoksa bazlar m?

    Hepsi.

    Ira19 hakk iin ne gzel sz! Demek genleri daha iyi

    klanlar birok kimselermi. O halde, syle bakalm, burada

    bizi dinleyenler de genlii terbiye ediyorlar m?

    Evet onlar da.

    Peki, ya bule20 yeleri?

    Onlar da.

    Acaba ekklesia'da21 toplanan yurttalar genlii

    doru yoldan ayryorlar m, yoksa onlar da terbiye mi

    ediyorlar dersin?

    Onlar da terbiye ediyorlar.

    O halde, benden baka, btn Atinallar onlar gzel

    ve iyi klyorlar; onlar yalnz ben doru yoldan ayryorum.

    ddian bu deil mi?

    Tam ite bu.

    Sen hakl isen, ben gerekten, ok bahtsz bir

    adamm. Ama tut ki sana yle bir ey soruyorum; acaba

    sana gre atlar iin de byle mi? Atlara da herkesin, iyilik

    ettiine, yalnz bir kimsenin ktlk ettiine inanyor

    musun? Hakikat bunun tam yersi deil mi? Atlar, bir veya

    birka kii, yani seyisler terbiye edebiliyor; kullananlar ise

    onlar bozuyorlar, deil mi? Atlar iin de, baka hayvanlar

    iin de byledir, deil mi Meletos? Bu, phesiz byledir;

    Anytos ile sen ne derseniz deyiniz, genleri yalnz bir

    kiinin yanl yola srkledii, ondan baka herkesin daha

    19 Ira: Hera, Zeusun kz kardei, evli kadnlarn ve evliliin koruyucusudur. Sokrates, ounlukla Tiera adna and ier. Bu, genellikle kadnlar arasnda yaygndr. Erkekler ise, Zeus ya da Herakles adna and ierlerdi. 20 Bule: Atina senatosu, d ilerine, mali konulara bakan, resmi grevlileri denetleyen ve halk meclisine kanun tasars hazrlayan kuruldu. 21 Ekklesia: Halk meclisi, Atina'da btn hr yurttalarn kuruluydu. Devletin en nemli ilerine bakard.

  • iyi kld doru olsayd, bu onlar iin gerekten esiz bir

    bahtiyarlk olurdu. Ama hayr Meletos, genler zerinde hi

    kafa yormadn yetecek kadar gsterdim; senin

    kaytszln, bana kar evirdiin eyleri hi umursamam

    olmandan da aka anlalyor.

    imdi sana bir sorum daha var, Zeus hakk iin cevap

    ver; Sence kt kimselerle birlikte yaamak m, yoksa iyi

    kimselerle birlikte yaamak m daha iyi?... Cevap versene

    dostum; zor bir ey sormuyorum. yi insanlar

    yanlarndakilere hep iyilik, ktler de ktlk ederler, deil

    mi?

    phesiz.

    imdi, bir arada yasad kimselerden, faydalanan

    ok zarar grmek isteyen var m?... Cevap ver, dostum,

    kanun, cevap vermeni emrediyor. Zarar grmek isteyecek

    kimse var mdr?

    Elbette yoktur.

    Peki, genleri doru yoldan karyor, ktle

    gtryor diye beni suluyorsun; Bence ben bu suu

    bilerek mi, bilmeyerek mi isliyorum?

    Bilerek diyorum.

    Demek ki, Meletos, iyilerin, yanlarndakilere iyilik,

    ktlerin ise ktlk ettikleri u gen yanda senin yksek

    zeknca bilinen bir gerek olduu halde, ben bu yasmda,

    birlikte yasamak zorunda olduum bir kimseyi doru yoldan

    ayrrsam, ondan bana zarar geleceini bilmeyecek kadar

    karanlk ve bilgisizlik iindeyim; hem de bunu, iddiana

    gre, bile bile yapyorum. Meletos, buna ne beni

    inandrabilirsin, ne de bakalarn.

    yleyse ya ben onlar doru yoldan karmyorum

    yahut da karyorsam bunu bilmeyerek yapyorum; her iki

    halde de yalan sylyorsun. Bundan baka, ilediim su

  • bilmeyerek ilenmise, kanun onu su tanmaz; beni bir

    kenara ekerek ayrca hatrlatman ve t vermen

    gerekirdi; nk tle, bilmeyerek ilediim suu

    herhalde islemekten vazgeerdim; hlbuki sen benimle

    konumaktan, bana retmekten kandn; bunu istemedin;

    beni mahkemeye, kanunun, aydnlatlmas gerekenleri

    deil, cezalandrlmas gerekenleri gnderdii mahkemeye

    srkledin.

    Atinallar, artk anlalyor ki Meletos bu ilerle, az

    olsun ok olsun, kafa yormamtr; ama Meletos sen gene

    syle; ben genleri nasl yanl yola srklyorum?

    Yazdn sulamadan anladma gre, genlere devletin

    tand tanrlar tanmamay, onlarn yerine baka tanrlara

    inanmay retiyormuum; genleri bozan derslerim

    bunlardr, diyorsun, deil mi?

    Evet, bunu btn kuvvetimle iddia ediyorum.

    yleyse, Meletos, szn ettiimiz tanrlar hakk iin

    ne demek istediini bana ve bu yarglara daha aka

    anlat. Sence ben birtakm tanrlara inanmay

    retiyormuum; yle ise o tanrlara ben kendim de

    inanyorum, demek ki bsbtn tanr bilmez deilim, byle

    bir su ilememiim; simdi sunu anlayalm: sen beni

    devletin tanrlarn brakp baka tanrlara inanmakla m

    suluyorsun yoksa tanrlara bsbtn inanmayp bunu

    bakalarna da alamakla m?

    Evet, ben senin hibir tanrya inanmadn

    sylyorum.

    alacak ey! Meletos, bunu nereden karyorsun?

    Herkes gibi, gnein veya ayn tanrlna inanmadm m

    sylemek istiyorsun?

    Emin olun, yarglar, inanmaz; nk gnein ta,

    ayn toprak olduunu sylyor.

  • Fakat, dostum Meletos, sen beni Anaksagoras22

    sanmsn da buraya karmsn. Buradaki yarglar

    Klazomenaili Anaksagoras'n yazlarnn bu kuramlarla dolu

    olduunu bilmeyecek kadar bo ve cahil mi sanyorsun?

    Genler bu yazlar orkestrada23 en ok bir drahmiye satn

    alabilirlerse, Sokrates de bu fikirleri kendine mal edince

    delikanllar onunla pekl alay edebilirlerse, bunlar neden

    gelip benden rensinler? Doru syle Meletos, sen

    gerekten benim hibir tanrya inanmadm m

    sanyorsun?

    Zeus'a yemin ederim ki, hi, hibir tanrya

    inanmyorsun.

    Buna kimse inanmayacak. Atinallar, bu Meletos

    azgnn, kstahn biri; beni sulamas da genliinden,

    hakaret olsun diye. Kim bilir, belki de beni denemek iin bu

    muammay24 uydurmutur. Belki de, kendi kendine,

    "bakalm bilgin Sokrates ii alaya alp birbirini tutmaz

    szler sylediimi bulacak, meydana karacak m, yoksa

    onu da bizi dinleyenleri de aldatabilecek miyim? demitir.

    Bana yle geliyor ki sulamasnda bir dedii bir dediini

    tutmuyor. Sanki yle demi; "Sokrates, tanrlarn varlna

    inanmamaktan, tanrlar olduuna da inanmaktan suludur.

    Buna dpedz alay derler.

    Atinallar, Meletos'un dt tutmazlklar benimle

    beraber gzden geirin ve sen Meletos, bize cevap ver. Siz

    de benim ta bataki dileimi hatrlayn da alk olduum

    gibi sz sylersem, ses karmayn. Dnyada bir kimse var

    mdr ki, Meletos, insanlk iler olduuna inansn da

    insanlar bulunduuna inanmasn? unu syleyin Atinallar, 22 Anaksagoras: nl bir Grek filozofudur. Perslerle ibirlii yapmakla ve dinsizlikle sulanm, yakn dostu olan Perikles tarafndan kurtarlmt. Gnein ve Ayn, Yeryznden kopmu ve byk bir hzla dndkleri iin akkor hale gelmi paralar olduunu ileri srmtr. 23 Orkestra: Akhava tiyatrosunda, sahnenin nnde bulunan ve koronun dans ettii ember biimindeki blmdr. Bu kelime ayn zamanda arnn (agora) bir blmn de belirtir. 24 Muamma: bilmece, bilinmez, bulmaca

  • kaamakl yollara sapmadan bana cevap versin. Bir adam

    bulunur mu ki at yoktur ama atn kullanld iler vardr,

    flavtaclar25 yoktur ama flavtaclk vardr desin? Bulunmaz,

    dostum, bulunmaz. Mademki sen cevap vermekten

    kanyorsun, sana da buradakilere de cevab ben vereyim;

    ama hi olmazsa una cevap ver; bir kimse var mdr ki

    tanrlk ilere inansn da tanrlara inanmasn? Daimonlara26

    inanmasn da Daimonlarn kuvvetine inansn?

    Hayr, yoktur.

    ok kr, yarglarn zoruyla azndan bu cevabi

    alabildim. Demek daimonluk ilere, bu iler yeni olsun eski

    olsun, inandm ve bunlar rettiimi iddia ediyorsun. O

    halde, sylediine gre, ben daimonluk ilere inanyorum.

    Sulamanda buna yemin bile ediyorsun. Bu ilere

    inanyorsam, onlarn var varlna da ister istemez

    inanmam gerekir, yle deil mi? Hi phesiz, cevap

    vermediine gre senin de ayni fikirde olduunu kabul

    ediyorum. Peki, Daimonlar tanr veya tanr okullar olarak

    alabiliriz, deil mi?

    Evet, phesiz.

    yle ise, sylediim gibi, Daimonlarn varlna

    inanyorsam, te yandan da, ne adla olursa olsun,

    Daimonlar bir nevi tanr iseler, muammalar karyorsun ve

    bizimle eleniyorsun demekte haksz mym? Hem tanrlara

    inanmadm iddia ediyorsun, hem de biraz sonra

    Daimonlara inandm sylemekle tanrlara inandm

    kabul etmi oluyorsun! Denildii gibi Daimonlar, tanrlarn

    nymphalar27 veya baka analardan doan pileri iseler,

    tanrlar olmad halde, tanrlarn ocuklar olduuna kim

    25 Flavta: flt 26 Daimonlar: ruhlar ve cinler, demons, iblisler; en eski Yunan dininde, eyay ve insanlar etkiledii kabul edilen doast varlklar 27 Nympha: nymph, su perisi; Yunan mitolojisinde, dere, aa, da gibi tabiat paralarn kiiletiren, gzel ve dii varlklar

  • inanabilir? Bu katrn, eekle atn ocuu olduuna, fakat

    eein de atn da var olduuna inanmamak kadar yersiz

    olur. Hayr, Meletos, sen btn bu samalar ya beni

    denemek iin kasten karmsndr yahut da bana kar

    ciddi bir su bulamadndan sulamana koydun. Fakat inan

    ki, ayn bir kimsenin daimonluk ilere inand halde,

    Daimonlara, tanrlara, kahramanlara inanmayacana biraz

    anlay olan hibir kimseyi inandramazsn.

    Meletos'un sulamalarna yeter lde cevap verdim

    sanyorum, daha fazla savunmama gerek yoktur. Bununla

    beraber, zerime ne kadar ok kin ekmi olduumu

    dnyorum ve hkm giymem gerekirse, beni yok

    edecek olann bu olduunu, onun Meletos, Anytos deil,

    imdiye kadar birok iyi insanlarn lmne sebep olmu,

    belki ileride de olacak olan iftira ve ekememezlik olduunu

    dnyorum; nk bu kurbanlarn sonuncusu herhalde

    ben olmasam gerek.

    Belki biri yle diyecek: Sokrates, seni byle vakitsiz

    bir sona srkleyen bir mrden utan duymuyor musun?

    Bana bunu soracak olana aka cevap verebilir ve

    diyebilirim ki: dostum, yanlyorsun. Deeri olan bir kimse,

    yaayacak mym yoksa lecek miyim diye dnmemelidir;

    bir i grrken yalnz doru mu eri mi hareket ettiini,

    cesaretli bir adam gibi mi yoksa tabanszca m hareket

    ettiini, dnmelidir. Hlbuki sizin znzde, Troia'da len

    kahramanlarn, hele namussuzlua kar her trl tehlikeyi

    kmseyen Thetisin olunun28 bir deeri olmamas lazm.

    Hektor'u ldrmek iin sabrszlanrken, anas tanr ona,

    yanlmyorsam, aa yukar u szleri sylemiti: Olum,

    arkadan Patroklos'un cn alacak ve Hektor'u

    ldreceksin, ancak bil ki onun arkasndan sen de hemen

    leceksin; nk tanr hkm byle emrediyor. Hlbuki o, 28 Thetis'in olu: Akhilleus

  • bu de aldrmayp her eyi gze alarak, arkadann

    cn almadan namussuzca yaamaya, lm ve tehlikeyi

    stn grd: Burada u eri gemilerin yannda, dnyaya

    lzumsuz bir yk olarak, maskara gibi durmaktansa,

    dmanmdan cm alaym, arkasndan da leyim. dedi.

    Onun bu hareketinde hi lm ve tehlike korkusu var

    myd? En doru hareket, Atinallar, bir kimsenin yeri neresi

    olursa olsun, ister kendinin setii, ister komutannn

    gsterdii yer olsun, tehlike karsnda direnmek; lm

    veya baka tehlikeleri deil, ancak namusu gz nnde

    bulundurmaktr.

    Atinallar, benim iin de bundan baka trl hareket

    etmek gerekten ok garip olurdu; nk Potidaia'da,

    Amphipolis'te, Delion'da29 setiiniz komutanlarn

    gsterdikleri yerde, her trl lm tehlikesi karsnda

    btn cesaretiyle duran ben, simdi, kendi fikir ve sanmca,

    Tanr tarafndan, kendimi ve bakalarn denemek iin

    filozofluk vazifesi ile gnderildiim zaman, lm veya

    baka bir ey korkusu ile vazifemi brakp nasl kaardm?

    Byle bir hareket gerekten ar bir su olurdu. Kendimi

    bilge sanarak lm korkusu ile Tanr szne ba

    emeseydim, o zaman mahkemeye pek hakl olarak

    arlabilir, tanrlarn varln inkrdan sulanabilirdim.

    nk yarglar, lm korkusu, gerekte bilge olmad

    halde kendini bilge sanmak deil midir? Bilinmeyeni bilmek

    iddias deil midir? nsanlarn, korkularndan en byk

    ktlk saydklar lmn en byk iyilik olmadn kim

    bilir? Bilmediimiz bir eyi bildiimizi sanmak gerekten

    utanlacak bir bilgisizlik deil midir? te yarglar, ancak

    bu noktada bakalarndan farkl olduuma inanyorum.

    Belki de onlardan daha bilge olduumu iddia edebilirim:

    Ben, teki dnyada olup bitenler hakknda pek az bir ey

    29 Potidaia, Amphipolis, Delion: Peloponnessos savalarnn getii nemli yer

  • bildiim halde, bir ey bildiime inanmyorum, fakat tanr

    olsun, insan olsun, belki, kendinden daha iyi olanlara

    hakszlk ve itaatsizlik etmenin bir ktlk, bir namussuzluk

    olduunu biliyorum; ben, ktlk olduunu iyice bildiim

    eylerden korkarm, ama iyilik olmadn kestirmediim

    eylerden ne korkar, ne de saknrm. Onun iin siz beni

    simdi serbest brakp; Anytos'un size: Sokrates mademki

    byle bir sula suludur, ona herhalde lm cezasn

    vermek gerekiyor, yoksa btn ocuklarnz onun tlerini

    dinleyerek bsbtn bozulacaklardr demesine

    bakmayarak, Sokrates, biz Anytos'un fikirlerine inanmak

    istemiyoruz, seni serbest brakacaz ama bir artla: artk

    bir daha byle herkesi sorguya ekmeyeceine ve filozofluk

    etmeyeceine sz vermek artyla; bunlar yapmakla bir

    daha sulandrlrsan, leceksin derseniz, kurtulmam iin

    ileri srlebilecek byle bir arta kar derim ki: Atinallar,

    size sayg ve sevgim vardr; ancak, ben size deil, yalnz

    Tanrya ba eerim; mrm ve kuvvetim olduka da iyi

    biliniz ki, felsefe ile uramaktan, karma kan herkesi

    buna yneltmekten, felsefeyi retmekten

    vazgemeyeceim; karma kana, her zaman dediim gibi

    gene yle diyeceim: Sen ki, dostum, Atinalsn,

    dnyann en byk, kudretiyle, bilgeliiyle en nl ehrinin

    hemerisisin; paraya, erefe, ne bu kadar nem verdiin

    halde bilgelie, akla, hi durmadan ykseltilmesi gereken

    ruha bu kadar az nem vermekten sklmaz msn?

    Kendisiyle mnakaa ettiim bir adam bu saydklarma

    nem verdiini sylerse, yakasn brakacam ve

    salvereceimi sanmaynz; hayr, gene soracam, onu

    gene sorguya ekeceim, onunla gene mnakaa

    edeceim; erdemli olduunun bir szden baka bir ey

    olmadn anlarsam, kendisini, deeri byk olana az

    deer verdiinden deeri kk olana ok deer

  • verdiinden tr utandracam Ayni szleri gen, ihtiyar,

    yurtta, yabanc, her kese, hele benim kardelerim

    olduklarndan dolay btn hemerilerime tekrarlayacam.

    nk biliniz, bu bana Tanrnn bir buyruudur; una

    inanyorum ki ehrimizde, imdiye kadar Tanrya benim bu

    hizmetimden daha byk bir iyilik edilmemitir. nk ben,

    gen, ihtiyar, hepinizi, vcudunuza, paranza deil, her

    eyden nce ruhun en yksek terbiyesine nem vermeniz

    gerektiine kandrmaktan baka bir ey yapmyorum. Evet,

    benim vazifem, size para ile erdemin elde edilemeyeceini,

    parann da, genel olsun, zel olsun, her trl iyiliin de,

    ancak erdemden geldiini sylemektir. Ben bunlar

    retmekle genler doru yoldan ayryorsam, zararl bir

    insan olduumu kabul ederim. Ama biri gelip rettiim

    eylerin bunlar olmadn iddia ederse yalan sylemi olur.

    Bu noktada, Atinallar Anytos'a ister inann ister inanmayn,

    hakkmda ister beraat hkm verin, ister vermeyin;

    herhalde, iyice bilin ki, bir deil bin kere lmem gerekse

    bile, yolumu asla deitirmeyeceim.

    Atinallar, szm kesmeyiniz, beni dinleyiniz; sonuna

    kadar dinleyeceinize sz vermitiniz, syleyecek bir eyim

    daha kald, yle bir ey ki iitince, korkarm, haykrmak

    isteyeceksiniz; fakat beni dinlemek sizin iin daha hayrl

    olacaktr, onun iin, ok yalvarrm, sakin olunuz.

    Bilmelisiniz ki, benim gibi bir adam ldrmekle, beni deil

    kendinizi cezalandracaksnz. Bana kimse, ne Meletos ne

    de Anytos, zarar verebilir; kt bir kimse iyi bir adam nasl

    zarara sokabilir? Ancak kendine zarar vermi olur. Onlarda

    phesiz beni ldrtmek, srndrmek veya hemerilik

    haklarndan yoksun brakmak imkn vardr; onlar herkesle

    beraber byle bir cezann bana kar byk bir ktlk

    olduunu sanabilirler. Fakat burada onlarla bir

    dnemem; nk onlarn imdi yaptklar gibi, baka bir

  • kimsenin hayatn haksz yere yok etmek daha byk bir

    ktlktr.

    O halde, Atinallar, siz Tanrnn bir vergisi olan beni

    mahkm etmekle ona kar bir gnah ilemeyiniz dediim

    zaman, sizin sandnz gibi kendimi deil, sizi

    dnyorum. nk gln bir benzetmeye msaade

    edin, beni ldrrseniz, hem byk, hem cins, ama

    byklnden dolay ar ve drtlmek isteyen bir ata

    benzeyen devleti yerinden oynatmak iin, Tanrnn musallat

    ettii benim gibi bir at sineine kolay kolay bir halef30

    bulamazsnz, ben Tanrnn, devletin bana musallat ettii

    bir at sineiyim, her gn her yerde sizi drtyor,

    kandryor, azarlyorum; peinizi brakmyorum. Benim gibi

    bir kimseyi kolay kolay bulamayacaksnz; onun iin, size

    kendinizi benden yoksun brakmamanz tavsiye ederim.

    Belki de, anszn uykusundan uyandrlan biri gibi, caniniz

    sklarak, Anytos'un dne uyar, beni kolayca vurup

    ldrebileceinizi sanr ve Tanr size acyp baka bir at

    sinei gnderinceye kadar, hayatnzn geri kalannda gene

    uykuya dalarsnz. Size Tanr tarafndan gnderildim

    demenin ispatini mi istiyorsunuz? Ben bakalar gibi

    olsaydm, yllarca sizi erdeme yeltmekle31, bir baba, bir

    aabey gibi teker teker sizin meselelerinizle uramakla,

    kendi ilerimi savsamaz, onlara sabrl bir seyirci

    kalmazdm; byle bir hal, sanrm ki, insan tabiatna uyan

    bir ey deildir. Bundan bir ey kazansaydm yahut yol

    gsterme ve aydnlatmalarmn karlnda para alsaydm,

    bu hareketimin belki bir anlam olurdu; fakat imdi,

    kendiniz de gryorsunuz ki, beni sulayanlarn kstahl

    bile bir kimseden para aldm veya almak istediimi

    sylemeye varamyor; nk bunu hibir vakit

    30 Halef: birinin yerine geen kimse, ardl 31 yeltmek: yneltmek

  • grmemilerdir. Bu szmn doruluuna, yetecek kadar

    ahitlik edecek bir eyim var: fakirliim.

    Devlet ilerine girerek fikirlerimi oradan sylemek

    varken herkese ayr ayr t vermeye, bakalarnn

    ilerine karmaya kalkmam belki size alacak bir ey

    gibi gelebilir. Bunun sebebini de syleyeceim. Bir tanrnn

    veya tanrsal bir ruhun bana grndnden, ok kere ve

    birok yerde sz ettiimi iitmisinizdir. Meletos'un,

    sulamasnda, bununla alay ettiini de bilirsiniz. Bir nevi

    ses olan bu iaret, bana ocukluumda gelmeye balamt;

    bu ses beni hep greceim islerden alkor, ama yap! diye

    hibir vakit emretmezdi. te beni siyasete girmekten

    alkoyan da budur. Bu alkoymann da ok yerinde olduuna

    inanyorum. nk Atinallar, ben siyaset ile urasaydm,

    besbelli ki oktan yok olurdum, ne size ne de kendime, hi

    bir iyilikte bulunamazdm. Cannz sklmasn ama hakikat

    sudur ki, devlette grlen birok kanunsuz, haksz ilere

    kars dorulukla savaarak size veya herhangi baka bir

    kurula kar giden hibir kimse lmden kurtulamyor.

    Evet, ancak hak yolunda alan bir kimsenin, ksa bir

    zaman olsun yaayabilmesi iin devlet adam deil, sadece

    yurtta olarak kalmas gerekiyor.

    Size, -hem yalnz szle deil, daha ok deer

    verdiiniz ile- sylediklerimi ispat edebilirim. Size

    bamdan geen bir olay anlataym, o zaman lm korkusu

    yznden hakszla hibir vakit boyun ememi, emeye

    lm stn tutmu bir adam olduumu grsnz. Size

    mahkemeler hakknda, belki pek nemli gzkmeyen, ama

    gerekten olmu olan bir eyi anlatacam. Atinallar!

    imdiye kadar zerime aldm biricik devlet memurluu,

    halk kurulu yelii olmutur: Mensup olduum Antiokhis

    oyma, deniz savandan sonra lenlerin cesetlerini

  • toplamayan on komutann durumasnda Prytaneia32

    makamnda bulunuyordu; hepinizin sonralar kabul ettiiniz

    gibi, kanuna aykr olarak onlar toptan muhakeme etmeyi

    ileri srmtnz; o zaman kanuna aykr olan bu harekete

    kar koyan biricik ye ben olmu, oyumu sizin tarafnza

    vermemitim; hatipler beni sulamakla, hapse sokmakla

    korkuttuklar zaman, sizler barp ardnz zaman, ben

    ne hapsolmaktan ne de ldrlmekten korkarak

    hakszlklara ortak olmaktansa kanun ve doruluun

    tarafnda tehlikeye atlmaya karar vermitim. Bu olay,

    ehrimizin demokratlkla ynetilmekte olduu zamanlarda

    olmutu. Otuzlarn33 oligarilii, iktidar ele alnca benimle

    birlikte br drt kiiyi Tholos'a ararak, ldrmek

    istedikleri Salaminli Leon'u Salamin'den getirmemizi

    istediler. Bu, onlarn, iledikleri cinayetlerden ellerinden

    geldii kadar ok kiiyi sorumlu klmak iin verilmi

    emirlerinden biriydi. O zaman bu artlar altnda, szm

    caizse, lme kl kadar nem vermediimi, en ok hatta

    biricik nem verdiim eyin hakszlktan, gnah ilemekten

    saknmak olduunu yalnz szle deil, edimle de gsterdim.

    Bu zorlu idarenin kuvvetli kolu hakszlk iletecek kadar

    beni korkutamad; Tholos'tan kar kmaz teki drt kii

    Salamin'e gidip Leon'u getirdikleri halde, ben sadece evime

    dndm. Belki ok gemeden Otuzlarn idaresi sona

    ermeseydi, bu hareketimi hayatmla deyecektim. Bu

    szlerin doruluuna size birok kimse ahitlik eder.

    O halde, siyaset hayatna girdiim halde, iyi bir adam

    gibi hep hak gzetir ve tabii olarak doruluu her eyden

    stn tutsaydm, imdiye kadar sa kalabilir miydim,

    sanrsnz? Hayr, Atinallar, hayr; bu ne bana, ne de baka

    bir kimseye nasip olurdu. Hlbuki btn hayatmda; zel 32 Prytaneia: bule ynetim koltuu, prytanes; Bule'nin yrtme kurulu 33 Otuzlar: Sparta'nn yardmyla demokratlara bakaldran aznlk zengin snfn diktatrln kuran kimselerdir. Yunanllar bu ynetime Oligarkhlk demilerdir.

  • olsun, genel olsun, btn hareketlerimde hi deimedim,

    retiliklerimi lekeleyenlere de bakalarna da, doruluktan

    ayrlarak, alakasna boyun emedim. Devaml

    rencilerim olduu iddias da doru deildir. Ben, bana

    deni yerine getirmeye alrken, gen, ihtiyar, beni

    dinlemek isteyenleri geri evirmedim.

    Bana yalnz para verenlerle konumadm; zengin, fakir,

    herkes bana sorabilir, cevap verebilir, szlerimi

    dinleyebilir; fakat bundan sonra, o kimse iyi yahut kt bir

    insan olmu, her ikisini de bana yklemek hakszlk olur,

    nk ben ona ne bir ey rettim, ne de reteceime sz

    verdim. Bir kimse benden bakalarnn iitmedii, ayr bir

    ey rendiini veya iittiini ileri srerse, biliniz ki, yalan

    sylyor.

    yleyse, birok kimsenin benimle konumak iin birok

    zamanlarn vermekten holanmalarna sebep nedir? Bunun

    asl sebebini, Atinallar, aka size syledim: bu kimseler

    hibir bilgelikleri olmad halde, bilge olduklarn iddia

    eden kimselerin sorguya ekilmesini dinlemekten

    holanyorlar, gerekten bu pek tatsz bir ey de deildir.

    Bakalarn sorguya ekmeyi bana Tanr emretmitir, bu yol

    bana Tanr szleriyle, gzme gzken hayallerle, Tanr

    iradesinin insanlara grnd her vasta ile gsterilmitir.

    Atinallar, bu szm gerektir; yle olmasayd imdiye

    kadar kart ispat olunurdu. Ben genleri bozmusam, hala

    da bozuyorsam, imdiye kadar bym olanlar,

    genliklerinde kendilerine kt tler verdiimi anlam

    olanlar ortaya karak beni sular, benden alrlard. Bunu

    yapmak istemezlerse bile, hi olmazsa yaknlarndan biri,

    babalar, kardeleri veya hsmlar benim yzmden

    ailelerinin ne felaketlere uradn sylerdi. imdi tam

    zamandr. Onlarn birounu burada gryorum. te

    ocukluk arkadam, benim blgemden olan Kriton, ite

  • olu Kritobulos. Sonya, Aeskhines'in babas da, Sphettoslu

    Lysanias da burada; bunlardan baka, Epigenes'in babas

    Kephisial Antiphon'u ve benimle beraber bulunmu olan

    birok kimsenin kardelerini de gryorum. Theozotides'in

    olu ve Theodotos'un kardei Nikostrates, Theodotos imdi

    sa deil, onun iin o mani olamaz, Demodokos'un olu ve

    Theages'in kardei Paralos, Ariston'un olu ve urada

    grdnz Eflatun'un kardei Adeimantos hazr bulunuyor,

    Apollodoros'la kardei Aiantodoros'u da gryorum. Daha

    biroklarn sayabilirim. Meletos bunlarn bazlarn,

    sulamasnda ahit gstermeliydi. Unutmusa imdi yapsn,

    kendisine yol gsteriyorum. Bu eitten, istedii ahidi

    gstersin. Fakat Atinallar, hakikat bunun tam tersidir.

    nk bunlarn hemen hepsi Meletos'la Anytos'un iddiasna

    gre arkadalarn bozmu, bastan karm olan benden

    yana ahitlik edeceklerdir; hem yalnz bozulan genler

    deil, benden yana ahitlik etmelerine hi sebep olmayan

    bozulmam daha yal akrabalar da. Bunlar ahitlikte niin

    benim tarafm tutarlar? Herhalde, yalnz hakikatin,

    doruluun hatr iin, doru sylediimi, Meletos'un yalan

    sylediini bildikleri iin.

    Szn ksas, Atinallar, savunmam iin btn

    syleyeceklerim, buna ve buna benzer eylere varr, Bir

    szm daha var. Belki, iinizde, buna benzer, hatta bundan

    daha az nemli bir sorunda kendisinin, gzyalar dkerek

    yarglara yalvarp yakardn, yarglar yumuatmak iin

    ocuklarn bir sr hsm ve dostlaryla birlikte mahkemeye

    getirdiini hatrlayarak kzan biri olacaktr; hlbuki ben,

    belki de hayatm tehlikede olduu halde, bunlarn hibirini

    yapmadm. Bunun tam tersine hareket ettiimi grnce,

    belki bu kzgnlkla oyunu benden yana vermeyecektir.

    Aranzda byle biri varsa -muhakkak vardr

    demiyorum- ona aka cevap verip derim ki: Dostum,

  • herkes gibi ben de bir insanm; Homeros'un dedii gibi,

    tahtadan veya tatan deil, etten, kandan yaplm bir

    varlm; benim de oluum, ocuum vardr; evet

    Atinallar, biri hemen hemen yetimi, erkek olmu, ikisi

    henz ocuk, olum vardr; byle olduu halde, sizden

    beraatm dilemeleri iin, hibirini buraya getirmeyeceim.

    Niin? Kstahlktan yahut size kar saygszlktan dolay

    deil. lmden korkup korkmadm da ayr bir mesele,

    imdi bundan sz aacak deilim. Ancak, bence byle bir

    hareket, kendimin, sizin ve btn devletin erefine

    aykrdr. Benim yama gelmi, bilgelii ile tannm bir

    kimsenin byle bir arla dmemesi gerekir. Her halde,

    herkes Sokrates'in u veya bu bakmdan bakalarndan ayr

    olduuna inanyor, halkn bu fikri bana uyuyormu,

    uymuyormu, bunu burada aratrmyorum. Aranzda

    bilgelii, cesareti yahut herhangi bir erdemi ile sivrilmi

    olduu sylenen kimselerin byle aa bir harekete

    dmeleri ne kadar utanlacak bir eydir. Hkm giydikleri

    zaman garip garip birtakm hareketlerde bulunan nice

    tannm adamlar grdm; bunlar, sanki lmle korkun bir

    straba gideceklerini, sanki sadece yaamalarna izin

    verilmekle lmez olacaklarn sanyorlar. Fikrimce bu gibi

    eyler devlete kar saygszlktr; bunlarn bu gibi

    hareketleri dardan gelen bir yabancya, Atinann en nl

    adamlarnn, gene kendi hemerilerinin n ve mevki verdii

    bu kimselerin, kadnlar kadar bile yrekli olmadklar

    kanaatini verir. O halde, Atinallar, bu gibi eyleri hi

    olmazsa bizim gibi nl kimselerin baarmamas gerekir;

    baarrlarsa sizin de onlara gz yummamanz; soukkanllk

    gsterecei yerde, ackl sahneler hazrlayarak ehri gln

    bir hale sokan bu gibi kimseleri daha iddetle mahkm

    etmek istediinizi gstermeniz gerekir.

    Bundan baka, -halkn dncesi meselesini brakalm-

  • yargc aydnlatmak ve kanksatmak yerine, onun ltfunu

    rica ederek beraat kazanmak da doru bir ey deildir.

    nk yargcn vazifesi, doruluu balamak deil,

    herkesin hakkim lerek hkm vermek; kendi keyfine

    gre deil, kanunlara gre hkm vermektir. Yalan yere

    ant imeye alarak sizi tesir altnda brakmamalyz, siz de

    buna gz yummamalsnz; bu, dine uymaz bir hareket olur.

    O halde, Atinallar, -hele imdi, Meletos'un ileri

    srd iddiaya gre, burada dinsizlikten muhakeme

    edildiim bir srada- erefsiz, dine uymaz, yanl saydm

    bir eyi yapmam benden beklemeyiniz. nk sizi rica

    kuvvetiyle kandrmaya, yeminlerinizi bozmaa alsaydm,

    tanrlarn olmadna inanmay size retmi, kendimi

    mdafaa ederken, tanrlar inkr etmek ithamna kar

    yalnz kendi kendimi kandrm olurdum. Fakat hakikat

    bsbtn bunun tersidir; ben, tanrlarn varlna, ey

    Atinallar, btn beni sulayanlarn inandndan daha

    yksek bir anlamda inanrm; bundan dolaydr ki sizin iin

    ve benim iin hayrls ne ise ona karar vermek zere

    davam size ve tanrya brakyorum."

    II. Karar sonras ceza konusundaki nerisi

    Atinallar, benim iin verdiiniz mahkmiyet kararna

    zlmeyiimin birok sebepleri var. Bunun byle olacan

    bekliyordum, yalnz, oylarn birbirine bu kadar denk

    denecek derecede ikiye ayrlm olmasna atm; nk

    benim aleyhimde olan okluu daha byk sanyordum.

    Hlbuki imdi, br tarafa otuz oy gitmi olsayd beraat

    kazanm olacaktm. Bu yzden diyebilirim ki, Meletosun

    sulamasndan beraat kazanm saylrm; hatta stelik

    Anytos ile Lykon beni sulamak iin buraya gelmeselerdi,

  • kanunun istedii gibi, oylarn bete birini kazanmayarak bin

    drahmi para cezasna da mahkm olacaklard.

    O imdi lm cezas teklif ediyor. Bense kendi

    hesabma neyi ileri sreyim Atinallar? phesiz deerim

    neyse onu. O halde hakkm nedir? Btn hayatnda

    herkesin dkn olduu birok eylere, zenginlie, aile

    balarna, askerlik rtbelerine, halk kurullarnda nutuklar

    vermee, bakanlklara, taraflara hi aldrmam bir adama

    verilecek karlk ne olabilir? Ben bir siyaset adam olmak

    iin fazla drst olduumu dnerek, size ve kendime

    iyilik etmeme engel olacak hi bir yola sapmadm! Tam

    tersine, hepinize iyilik etmemi mmkn klan bir yola

    girdim, herkesin kendini dnmekten, kendi ilerinin

    peinde komaktan nce erdemi bilgelii aramas

    gerektiini, devletin srtndan faydalanmaya bakmazdan

    nce devlete bakmas lazm geldiini sizlere kabul

    ettirmeye altm. Byle bir kimseye ne yaplr Atinallar,

    herhalde, ona bir mkfat verilmek lazmsa, iyi bir ey

    verilmeli ve bu iyilik ona yakr bir ey olmaldr. Sizi

    yetitiren, sizi aydnlatmak iin iini gcn brakmay her

    eyden stn gren fakir bir adama yakan mkfat ne

    olabilir? Atinallar, ona Prytaneion'da34 beslemekten daha

    yakan bir mkfat olamaz; byle bir mkfat, Olympia'da

    at yarlarnda, bilmem ka atl araba yarlarnda mkfat

    kazanan bir yurttatan ok ona yarar. nk ben fakirim,

    hlbuki onun yetecek kadar geliri vardr: o size yalnz

    bahtiyarln grnlerini bense gerei veriyorum. Bana

    vereceiniz cezann uygun ve yerinde bir ceza olmas

    isteniyorsa, diyeceim ki, bana Prytaneion'da beslenmek en

    doru bir karlktr.

    Belki, daha nce, gzyalar ve yalvarmalar hakknda

    34 Prytaneion: bule meclisi merkezi, prytaneum; lerini kesintiye uratmamak iin Prytaneion yeleri srekli toplant halinde bulunurlar ve bu srada devlet hesabna yiyip ierlerdi.

  • sylediim gibi, bu szlerimle de size boyun ekmediimi

    gstermek istediimi sanacaksnz; ama yle deil; hi yle

    deil; bunlar isteyerek, hi bir yanl harekette

    bulunmadma inanarak sylyorum. Byle olduu halde

    sizi de buna kandramam, nk vakit pek dar; baka

    ehirlerde olduu gibi, Atina'da da byk davalarn bir

    gnde grlmemesi iin bir kanun olsayd, o zaman sizi

    kandrabileceime inanrdm. Fakat bu kadar az bir vakitte

    bu kadar byk sulamalar datamam. Nasl imdiye

    kadar kimseye ktlk etmemisem, kendime de elbette

    etmeyeceim; kendimin bir ktle layk olduumu

    sylemeyeceim, kendim iin bir ceza teklif etmeyeceim.

    Niin edeyim? Meletos'un ileri srd lm cezasndan

    korktuumdan m? lmn bir iyilik mi yoksa bir ktlk

    m olduunu bilmediim halde, muhakkak ktlk olan bir

    cezay neden teklif edeyim? Hapis cezas m? Niin ceza

    evlerinde, yln yarglarnn, Onbirlerin35 klesi olaym?

    Para cezas m diyeceksiniz, yoksa para cezas deninceye

    kadar hapislik mi diyeceksiniz? Buna kar da ayni ey

    sylenebilir; nk be param olmadndan, cezay da

    deyemeyeceimden, cezaevinde leceim. O halde,

    srgnl m teklif edeyim? Belki siz de bu cezay kabul

    edersiniz. Ama benim kendi hemerilerim olan sizler bile,

    artk benim konumalarma, szlerime tahamml

    edemezken, bunlar ekemez ve iren bulurken,

    bakalarnn bana tahamml edeceini umacak kadar

    dncesiz olmak iin, yasamak hrsnn gerekten

    gzlerimi brm olmas lazm. Hayr, hayr, Atinallar, bu

    hi de byle deildir. Yer yer dolaarak, srgn yerimi hep

    deitirerek, her gittiim yerden kovularak yaamak,

    benim yamda bir edam iin ne ac bir eydir! yi biliyorum

    35 Onbirler: Savclar kurulu; sanklar tutuklamak, gardiyanlara ve cellatlara emir vermekle grevli kurul

  • ki burada olduu gibi, her gittiim yerde gene genler beni

    dinlemek iin etrafma ecekler; onlar yanmdan

    uzaklatrsam daha yal hemerilerini ayaklandrarak beni

    dar attracaklar; etrafma toplanmalarna izin verirsem

    babalar, dostlar gene onlarn yznden beni yurtlarndan

    kovacaklar.

    Belki bana denecek ki: Sokrates; azn tutamaz

    msn, sana kimse karmadan yabanc bir ehre giderek,

    yaayamaz msn? Buna vereceim cevab anlatmak ok

    g. nk dediinizi yapmann Tanrya kars bir itaatsizlik

    olacan, onun iin azm tutamayacam sylersem ciddi

    bir sz sylediime inanmayacaksnz; erdemi, zerinde

    hem kendimi hem bakalarn snadm daha birok

    meseleleri her gn tartmann insan iin en byk iyilik

    olduunu, imtihansz hayatn yaamaya deer bir hayat

    olamadn sylersem bana gene inanmayacaksnz. Size

    kabul ettirmek kolay olmamakla birlikte, sylediklerim

    dorudur.

    Kendimi hibir cezaya layk grmeye de almadm.

    Param olsayd, beni beraat ettirecek bir para cezas teklif

    ederdim; bundan bana ktlk gelmez. Ama ne yapaym,

    yok; bunun iin bu para cezasn, ancak benim

    verebileceim kadar kesmenizi dilerim. Evet, belki bir mina

    verebilirim, onun iin bu cezay teklif ediyorum. Buradaki

    dostlarm Eflatun, Kritobulos ve Apollodoros otuz mina

    teklif etmem iin beni sktryorlar; onlar kefil olacaklar.

    Haydi, otuz olsun; bu para iin onlar size yeter teminat

    olacaklardr.

    III. Mahkeme huzurunda son szler

  • Atinallar, Sokrates'i, bir bilgeyi ldrm olmakla, ehrinizi

    ayplayacak olanlardan alacanz kt ne karlk, byk

    bir karnz olmayacak; ben gerekte hi bir ey bilmeyen

    bir adam olduum halde onlar bizi ktlemek istedikleri

    zaman, benim bilge olduumu syleyecekler. Hlbuki biraz

    daha beklemi olsaydnz, istediiniz, tabiatn yry ile

    kendiliinden yerine gelmi olacakt. nk grdnz

    gibi, yam ok ilerlemitir; lmden ok uzak deilim.

    imdi hepinize deil, .yalnz bana lm hkmn

    verenlere sesleniyorum. Onlara syleyecek bir eyim daha

    var: Belki beraatm kolaylatracak eyler

    sylemediimden, sululuk kararndan kurtulmak iin

    gereken eyleri sylemei ve yapma kabul etmediimden

    dolay mahkmluuma karar verildiini sanacaksnz. Hayr;

    mahkm olmama sebep olan kusur, szlerimde deil sizin

    istediiniz gibi, alayarak, szlayarak, haykrarak, bence

    bana yakmayan, fakat bakalarndan daima iitmee

    altnz birok eyleri syleyerek ve yaparak, size

    sylemek istediimi yzszlm kstahlm

    gstermeyiimdendir. Fakat ben, tehlikeye dtm

    zaman, ne byle aalklara, alaklklara saparm, ne de

    kendimi mdafaa etmediime piman olurum. Asla! Byle

    bir ey yapmaktansa, sizin altnz gibi kendimi mdafaa

    etmektense, altm gibi sz syleyerek lmei stn

    grrm. nk sava meydannda olduu kadar adalet

    karssnda da ben de, baka hi kimse de kendini lmden

    kurtaracak vastalar kullanmaa kalkmamaldr. Evet, ok

    defa, bir kimse savata silahlarn brakmakla,

    dmanlarnn nnde diz kmekle lmden kurtulabilir;

    her eyi sylemei, her eyi yapmay kabul eden bir kimse

    iin her trl tehlike karsnda lmden kurtulmann daha

    birok areleri vardr; yalnz una iyice inannz,

    yarglarm, asl mesele, lmden saknmak deil,

  • hakszlktan saknmaktr; nk ktlk lmden daha hzl

    koar, Ben yal ve ar olduumdan yava kosan bana

    yetimitir; hlbuki beni sulayanlar kuvvetli ve abuk

    olduklarndan, abuk koan ktlk onlara yetimitir.

    Simdi ben, tarafnzdan lm cezasna, onlar da hakikat

    tarafndan ktln ve hakszln cezasna mahkm

    edilerek ayrlyoruz. Ben cezama boyun eerim, onlar da

    cezalarna boyun esinler. Herhalde byle olmas

    mukaddermi; belki de yerindedir...

    imdi, ey beni mahkm edenleri Size bir kehanetimi

    sylemek isterim; nk ben simdi hayatn yle bir annda

    bulunuyorum ki, bunda insanlar lmezden nce kehanet

    gcne eriirler. O halde benim katillerim olan sizlere

    haber vereyim ki, lmmden ok gemeden bana

    verdiiniz cezadan daha ar bir ceza sizi beklemektedir.

    Beni ldrmekle hayatnzn hesabn soranlardan

    kurtulacanz sanyorsunuz. Fakat bana inannz,

    sandnzn tam tersi olacaktr. Evet, hi phe etmeyiniz,

    imdiye kadar ne atlmalarna engel olduum birok

    kimseler, karnza kacak, sizi iddetle sulayacaklardr;

    bunlar daha gen olduklar iin sizi daha ok incitecekler,

    sizinle daha ok uraacaklardr. Atinallar, insanlar

    ldrmekle, herkesi kt hayatnz knamaktan

    alkoyacanz sanyorsanz yanlyorsunuz; bu, olas bir

    ka yolu, nl bir ka yolu deildir; en kolay en asil yol,

    bakalarn hibir ey yapamayacak bir hale getirmek deil,

    kendinizi ykseltmektir. ste buradan ayrlmadan nce beni

    mahkm eden yarglara syleyeceim kehanet budur.

    Beni beraat ettiren dostlar, yarglar megulken,

    leceim yere gitmeden, sizlerle olup bitenler hakknda

    grmek isterim. Onun iin azck daha durunuz,

    birbirimizle grebilecek kadar vakit var. Siz benim

    dostlarmsnz, onun iin bama gelenin manasn size

  • belirtmek isterim. Ey yarglarm! nk ancak sizlere

    gerekten yarg diyebilirim. Size gerekten alacak bir

    olay anlatmak isterim. imdiye kadar, gndelik ilerde bile

    kt veya yanl bir i ilemek tehlikesi karsnda iimden

    gelen tanrsal bir ruh beni alkoyuyordu; simdi ise,

    grdnz gibi herkese gre belki de ktln en kts

    ve en sonuncusu bama gelmitir. Hlbuki sabahleyin

    evimden ayrlrken de, mahkeme karssna ktmda da,

    burada sz syleyeceim anlarda da Tanr sesi beni

    alkoymamtr; baka hallerde, birok kereler sz

    sylerken, beni alkorken, bugn bu mesele zerinde

    sylediim ve yaptm eylerin hi birinin nne

    gememitir. Bu susmann manas nedir? ste size bunu

    syleyeceim: bu phesiz bama gelenin iyilik olduuna,

    lmn bir ktlk olduuna inananlarmzn yanldklarna

    bir alamettir. nk iyilie deil, ktle doru gitmi

    olsaydm, her zamanki iaret herhalde beni alkoyacakt.

    Baka trl dnrsek, lmn bir iyilik olduunu

    umduracak sebep olduunu da grrz; lm iki eyden

    biridir: ya bir hilik, bsbtn uursuzluk halidir yahut da,

    herkesin dedii gibi, ruhun bu dnyadan ayrlarak baka bir

    dnyaya gemesidir. lm bir uursuzluk, deliksiz ve

    ryasz uyuyan bir kimsenin uykusu gibi bir uyku ise, o ne

    mkemmel, ne tam bir kazantr! Bir kimse, uykusunda, hi

    rya grmedii bir gecesini dnerek, bunu hayatnn

    teki gnleri ve geceleriyle karlatrsayd, btn

    hayatnda bundan daha iyi ve daha ho ka gn ve ka

    gece geirmi olduunu da bize syleseydi, sanrm ki

    herkes, deil yalnz alelade kimseler, Byk Hkmdar36

    bile, hayatnda byle pek az gndz ve gece bulurdu. lm

    bu eit bir uyku ise, byk bir kazantr; nk yle

    olunca, zamann btn ak, tek bir gece gibi gzkecektir.

    36 Byk Hkmdar: yeryzndeki zenginliin sembol olarak kabul edilen Pers kral

  • Ama lm bizi bu dnyadan baka bir dnyaya gtren bir

    yolculuk ise ve herkesin dedii gibi, btn lenler baka

    dnyada yayorlarsa, yarglarm, bizim iin bundan daha

    byk ne iyilik olabilir? Gerekten teki dnyaya

    vardmzda, bu dnyada doruluk iddia eden kimselerden

    kurtularak, denildii gibi asl doruluu veren gerekten

    yarglar, Minos'u, Rhadamanthos'u, Aiakos'u,

    Triptolemos'u,37 doru yaam olan yartanrlar

    bulacaksak, bu yolculuk hibir zaman bir ceza olamaz. Bir

    kimse orada, Orpheus'a, Musaios'a, Homeros'a,

    Hesiodos'a38 kavuacaksa, bunun iin ne vermez ki?

    Hayr, bu doru ise, braknz bir daha, bir daha

    leyim. Hele Palamedes ile Telamon olu Aias39 ile haksz

    bir hkm yznden len eski kahramanlar ile bulumak

    bizim iin ne yksek bir eydir! Kendi sonumu onlarn sonu

    ile karlatrmak benim iin ne byk bir zevk! Hepsinin

    stnde, burada olduu gibi teki dnyada da z ve yanl

    bilgelii aratrmam ilerletebileceim, kimin bilgi, kimin

    cahil olduunu anlayabileceim. Yarglar! Byk Troia

    seferinin nderi Odysseus'u, Sisyphos'u,40 kadnl erkekli

    daha biroklarn deneyebilmekte ne byk bir zevk var!

    Onlarla, konumakta, onlarn arasnda yaamakta, onlara

    sorular sormakta ne sonsuz bir zevk olacaktr! Orada hi

    phesiz, sormak yznden lme mahkm edilmek

    tehlikesi de yoktur. Bizden daha mesut olduktan baka,

    37 Minos, Rahadamanthos ve Aiakos: Zeus'un lml oullardr. Yeryzndeki adaletli yaaylarndan tr teki dnyada lleri yarglyorlard. Triptolemos: insanlara tarm retmitir ve baka herhangi bir yerde llerin yargc olarak ad gemez. 38 Orpheus ile Musaios: Homeros'tan nce yaadna inanlan iki airdir. Burada Orpheus'un adnn air ve arkc olarak deil, din kurucusu olarak getii besbellidir. Homeros ve Hesiodos: Greklerin en byk iki airidir. 39 Troya sava kahramanlarndan olan Palamedes, Odysseus'un bir sahtekrln ortaya karm ve onun tarafndan hazrlanan dzenin kurban olarak ldrlmt. Aias ise kendini ldrmt. Akhilleus, ld zaman, silahlarnn Aias'a deil de Odysseus'a verilmesini, Sokrates bir hakszlk olarak grr. 40 Byk Troya seferinin nderi, Greklerin babuu Agamemnon'du. Odysseus ve insanlarn en kurnaz olan Sisyphos, Homeros'a gre rnek bilgelerdi.

  • doruyu syleyen, orada lmez de olacaktr. O halde,

    yarglar! Siz de benim gibi lmden korkmaynz, unu

    biliniz ki, iyi bir insana, ne hayatta ne de ldkten sonra

    hibir ktlk gelmez. Onu ve onun gibileri tanrlar daima

    korurlar. Benim yaklaan sonum, sadece bir tesadf ii

    deildir; tam tersine, apaydn gryorum ki lmek ve

    bylece btn aclardan bsbtn kurtulmak, benim iin

    daha deerlidir. te, iimden gelen iaretin

    alkoymamasnn sebebi budur. Gene bunun iin beni

    mahkm edenlere, beni sulayanlara asla kzmyorum.

    Onlar bana iyilik etmeyi bile bile istememilerse de, bana

    hi ktlk de etmemilerdir. Onlar ancak, bana bilerek

    ktlk etmek istediklerinden dolay knayabilirim.

    Sizden dileyeceim bir ey daha kald: ocuklarm

    bydkleri zaman, Atinallar, erdemden ok zenginlie

    yahut herhangi bir eye dknlk gsterecek olurlarsa,

    ben sizinle nasl uramsam, siz de onlarla uranz,

    onlar cezalandrnz; kendilerine, kendilerinde olmayan bir

    deeri verir, nem vermeleri gereken eye nem vermez,

    bir hi olduklar halde kendilerini bir ey sanrlarsa, ben sizi

    nasl azarlamsam, siz de onlar yle azarlaynz. Bunu

    yaparsanz, bana da, okullarma da doruluk etmi

    olursunuz.

    Artk ayrlmak zaman geldi, yolumuza gidelim: ben

    lmeye, siz yaamaya.

    Hangisi daha iyi?

    Bunu Tanrdan baka kimse bilemez.

    SON

  • Apology41

    How you, O Athenians, have been affected by my accusers, I cannot tell; but I know that they almost made me forget who I wasso persuasively did they speak; and yet they have hardly uttered a word of truth. But of the many falsehoods told by them, there was one which quite amazed me;I mean when they said that you should be upon your guard and not allow yourselves to be deceived by the force of my eloquence. To say this, when they were certain to be detected as soon as I opened my lips and proved myself to be anything but a great speaker, did indeed appear to me most shamelessunless by the force of eloquence they mean the force of truth; for is such is their meaning, I admit that I am eloquent. But in how different a way from theirs! Well, as I was saying, they have scarcely spoken the truth at all; but from me you shall hear the whole truth: not, however, delivered after their manner in a set oration duly ornamented with words and phrases. No, by heaven! but I shall use the words and arguments which occur to me at the moment; for I am confident in the justice of my cause (Or, I am certain that I am right in taking this course.): at my time of life I ought not to be appearing before you, O men of Athens, in the character of a juvenile oratorlet no one expect it of me. And I must beg of you to grant me a favour:If I defend myself in my accustomed manner, and you hear me using the words which I have been in the habit of using in the agora, at the tables of the money-changers, or anywhere else, I would ask you not to be surprised, and not to interrupt me on this account. For I am more than seventy years of age, and appearing now for the first time in a court of law, I am quite a stranger to the language of the place; and therefore I would have you regard me as if I were really a stranger, whom you

    41 eviri: Benjamin Jovett, 1891

  • would excuse if he spoke in his native tongue, and after the fashion of his country:Am I making an unfair request of you? Never mind the manner, which may or may not be good; but think only of the truth of my words, and give heed to that: let the speaker speak truly and the judge decide justly.

    And first, I have to reply to the older charges and to my first accusers, and then I will go on to the later ones. For of old I have had many accusers, who have accused me falsely to you during many years; and I am more afraid of them than of Anytus and his associates, who are dangerous, too, in their own way. But far more dangerous are the others, who began when you were children, and took possession of your minds with their falsehoods, telling of one Socrates, a wise man, who speculated about the heaven above, and searched into the earth beneath, and made the worse appear the better cause. The disseminators of this tale are the accusers whom I dread; for their hearers are apt to fancy that such enquirers do not believe in the existence of the gods. And they are many, and their charges against me are of ancient date, and they were made by them in the days when you were more impressible than you are nowin childhood, or it may have been in youthand the cause when heard went by default, for there was none to answer. And hardest of all, I do not know and cannot tell the names of my accusers; unless in the chance case of a Comic poet. All who from envy and malice have persuaded yousome of them having first convinced themselvesall this class of men are most difficult to deal with; for I cannot have them up here, and cross-examine them, and therefore I must simply fight with shadows in my own defence, and argue when there is no one who answers. I will ask you then to assume with me, as I was saying, that my opponents are of two kinds; one recent, the other ancient: and I hope that you will see the propriety of my answering the

  • latter first, for these accusations you heard long before the

    others, and much oftener.

    Well, then, I must make my defence, and endeavour to clear away in a short time, a slander which has lasted a long time. May I succeed, if to succeed be for my good and yours, or likely to avail me in my cause! The task is not an easy one; I quite understand the nature of it. And so leaving the event

    with God, in obedience to the law I will now make my defence.

    I will begin at the beginning, and ask what is the accusation which has given rise to the slander of me, and in fact has encouraged Meletus to proof this charge against me. Well, what do the slanderers say? They shall be my prosecutors, and I will sum up their words in an affidavit: 'Socrates is an evil-doer, and a curious person, who searches into things under the earth and in heaven, and he makes the worse appear the better cause; and he teaches the aforesaid doctrines to others.' Such is the nature of the accusation: it is just what you have yourselves seen in the comedy of Aristophanes (Aristoph., Clouds.), who has introduced a man whom he calls Socrates, going about and saying that he walks in air, and talking a deal of nonsense concerning matters of which I do not pretend to know either much or littlenot that I mean to speak disparagingly of any one who is a student of natural philosophy. I should be very sorry if Meletus could bring so grave a charge against me. But the simple truth is, O Athenians, that I have nothing to do with physical speculations. Very many of those here present are witnesses to the truth of this, and to them I appeal. Speak then, you who have heard me, and tell your neighbours whether any of you have ever known me hold forth in few words or in many upon such matters...You hear their answer. And from what they say of this part of the charge you will be able to judge of the truth of

    the rest.

  • As little foundation is there for the report that I am a teacher, and take money; this accusation has no more truth in it than the other. Although, if a man were really able to instruct mankind, to receive money for giving instruction would, in my opinion, be an honour to him. There is Gorgias of Leontium, and Prodicus of Ceos, and Hippias of Elis, who go the round of the cities, and are able to persuade the young men to leave their own citizens by whom they might be taught for nothing, and come to them whom they not only pay, but are thankful if they may be allowed to pay them. There is at this time a Parian philosopher residing in Athens, of whom I have heard; and I came to hear of him in this way:I came across a man who has spent a world of money on the Sophists, Callias, the son of Hipponicus, and knowing that he had sons, I asked him: 'Callias,' I said, 'if your two sons were foals or calves, there would be no difficulty in finding some one to put over them; we should hire a trainer of horses, or a farmer probably, who would improve and perfect them in their own proper virtue and excellence; but as they are human beings, whom are you thinking of placing over them? Is there any one who understands human and political virtue? You must have thought about the matter, for you have sons; is there any one?' 'There is,' he said. 'Who is he?' said I; 'and of what country? and what does he charge?' 'Evenus the Parian,' he replied; 'he is the man, and his charge is five minae.' Happy is Evenus, I said to myself, if he really has this wisdom, and teaches at such a moderate charge. Had I the same, I should have been very proud and conceited; but the truth is that I have no knowledge of the kind.

    I dare say, Athenians, that some one among you will reply, 'Yes, Socrates, but what is the origin of these accusations which are brought against you; there must have been something strange which you have been doing? All these rumours and this talk about you would never have arisen if you

  • had been like other men: tell us, then, what is the cause of them, for we should be sorry to judge hastily of you.' Now I regard this as a fair challenge, and I will endeavour to explain to you the reason why I am called wise and have such an evil fame. Please to attend then. And although some of you may think that I am joking, I declare that I will tell you the entire truth. Men of Athens, this reputation of mine has come of a certain sort of wisdom which I possess. If you ask me what kind of wisdom, I reply, wisdom such as may perhaps be attained by man, for to that extent I am inclined to believe that I am wise; whereas the persons of whom I was speaking have a superhuman wisdom which I may fail to describe, because I have it not myself; and he who says that I have, speaks falsely, and is taking away my character. And here, O men of Athens, I must beg you not to interrupt me, even if I seem to say something extravagant. For the word which I will speak is not mine. I will refer you to a witness who is worthy of credit; that witness shall be the God of Delphihe will tell you about my wisdom, if I have any, and of what sort it is. You must have known Chaerephon; he was early a friend of mine, and also a friend of yours, for he shared in the recent exile of the people, and returned with you. Well, Chaerephon, as you know, was very impetuous in all his doings, and he went to Delphi and boldly asked the oracle to tell him whetheras I was saying, I must beg you not to interrupthe asked the oracle to tell him whether anyone was wiser than I was, and the Pythian prophetess answered, that there was no man wiser. Chaerephon is dead himself; but his brother, who is in court, will confirm the truth of what I am saying.

    Why do I mention this? Because I am going to explain to you why I have such an evil name. When I heard the answer, I said to myself, What can the god mean? and what is the interpretation of his riddle? for I know that I have no wisdom, small or great. What then can he mean when he says that I am

  • the wisest of men? And yet he is a god, and cannot lie; that would be against his nature. After long consideration, I thought of a method of trying the question. I reflected that if I could only find a man wiser than myself, then I might go to the god with a refutation in my hand. I should say to him, 'Here is a man who is wiser than I am; but you said that I was the wisest.' Accordingly I went to one who had the reputation of wisdom, and observed himhis name I need not mention; he was a politician whom I selected for examinationand the result was as follows: When I began to talk with him, I could not help thinking that he was not really wise, although he was thought wise by many, and still wiser by himself; and thereupon I tried to explain to him that he thought himself wise, but was not really wise; and the consequence was that he hated me, and his enmity was shared by several who were present and heard me. So I left him, saying to myself, as I went away: Well, although I do not suppose that either of us knows anything really beautiful and good, I am better off than he is,for he knows nothing, and thinks that he knows; I neither know nor think that I know. In this latter particular, then, I seem to have slightly the advantage of him. Then I went to another who had still higher pretensions to wisdom, and my conclusion was exactly the same. Whereupon I made

    another enemy of him, and of many others besides him.

    Then I went to one man after another, being not unconscious of the enmity which I provoked, and I lamented and feared this: but necessity was laid upon me,the word of God, I thought, ought to be considered first. And I said to myself, Go I must to all who appear to know, and find out the meaning of the oracle. And I swear to you, Athenians, by the dog I swear!for I must tell you the truththe result of my mission was just this: I found that the men most in repute were all but the most foolish; and that others less esteemed were really wiser and better. I will tell you the tale of my wanderings and

  • of the 'Herculean' labours, as I may call them, which I endured only to find at last the oracle irrefutable. After the politicians, I went to the poets; tragic, dithyrambic, and all sorts. And there, I said to myself, you will be instantly detected; now you will find out that you are more ignorant than they are. Accordingly, I took them some of the most elaborate passages in their own writings, and asked what was the meaning of themthinking that they would teach me something. Will you believe me? I am almost ashamed to confess the truth, but I must say that there is hardly a person present who would not have talked better about their poetry than they did themselves. Then I knew that not by wisdom do poets write poetry, but by a sort of genius and inspiration; they are like diviners or soothsayers who also say many fine things, but do not understand the meaning of them. The poets appeared to me to be much in the same case; and I further observed that upon the strength of their poetry they believed themselves to be the wisest of men in other things in which they were not wise. So I departed, conceiving myself to be superior to them for the same reason

    that I was superior to the politicians.

    At last I went to the artisans. I was conscious that I knew nothing at all, as I may say, and I was sure that they knew many fine things; and here I was not mistaken, for they did know many things of which I was ignorant, and in this they certainly were wiser than I was. But I observed that even the good artisans fell into the same error as the poets;because they were good workmen they thought that they also knew all sorts of high matters, and this defect in them overshadowed their wisdom; and therefore I asked myself on behalf of the oracle, whether I would like to be as I was, neither having their knowledge nor their ignorance, or like them in both; and I made answer to myself and to the oracle that I was better off as I was.

  • This inquisition has led to my having many enemies of the worst and most dangerous kind, and has given occasion also to many calumnies. And I am called wise, for my hearers always imagine that I myself possess the wisdom which I find wanting in others: but the truth is, O men of Athens, that God only is wise; and by his answer he intends to show that the wisdom of men is worth little or nothing; he is not speaking of Socrates, he is only using my name by way of illustration, as if he said, He, O men, is the wisest, who, like Socrates, knows that his wisdom is in truth worth nothing. And so I go about the world, obedient to the god, and search and make enquiry into the wisdom of any one, whether citizen or stranger, who appears to be wise; and if he is not wise, then in vindication of the oracle I show him that he is not wise; and my occupation quite absorbs me, and I have no time to give either to any public matter of interest or to any concern of my own, but I am in

    utter poverty by reason of my devotion to the god.

    There is another thing:young men of the richer classes, who have not much to do, come about me of their own accord; they like to hear the pretenders examined, and they often imitate me, and proceed to examine others; there are plenty of persons, as they quickly discover, who think that they know something, but really know little or nothing; and then those who are examined by them instead of being angry with themselves are angry with me: This confounded Socrates, they say; this villainous misleader of youth!and then if somebody asks them, Why, what evil does he practise or teach? they do not know, and cannot tell; but in order that they may not appear to be at a loss, they repeat the ready-made charges which are used against all philosophers about teaching things up in the clouds and under the earth, and having no gods, and making the worse appear the better cause; for they do not like to confess that their pretence of knowledge has been detectedwhich is the truth; and as they are numerous and

  • ambitious and energetic, and are drawn up in battle array and have persuasive tongues, they have filled your ears with their loud and inveterate calumnies. And this is the reason why my three accusers, Meletus and Anytus and Lycon, have set upon me; Meletus, who has a quarrel with me on behalf of the poets; Anytus, on behalf of the craftsmen and politicians; Lycon, on behalf of the rhetoricians: and as I said at the beginning, I cannot expect to get rid of such a mass of calumny all in a moment. And this, O men of Athens, is the truth and the whole truth; I have concealed nothing, I have dissembled nothing. And yet, I know that my plainness of speech makes them hate me, and what is their hatred but a proof that I am speaking the truth?Hence has arisen the prejudice against me; and this is the reason of it, as you will find out either in this or in any future enquiry.

    I have said enough in my defence against the first class of my accusers; I turn to the second class. They are headed by Meletus, that good man and true lover of his country, as he calls himself. Against these, too, I must try to make a defence:Let their affidavit be read: it contains something of this kind: It says that Socrates is a doer of evil, who corrupts the youth; and who does not believe in the gods of the state, but has other new divinities of his own. Such is the charge; and now let us examine the particular counts. He says that I am a doer of evil, and corrupt the youth; but I say, O men of Athens, that Meletus is a doer of evil, in that he pretends to be in earnest when he is only in jest, and is so eager to bring men to trial from a pretended zeal and interest about matters in which he really never had the smallest interest. And the truth of this I will endeavour to prove to you.

    Come hither, Meletus, and let me ask a question of you. You

    think a great deal about the improvement of youth?

    Yes, I do.

  • Tell the judges, then, who is their improver; for you must know, as you have taken the pains to discover their corrupter, and are citing and accusing me before them. Speak, then, and tell the judges who their improver is.Observe, Meletus, that you are silent, and have nothing to say. But is not this rather disgraceful, and a very considerable proof of what I was saying, that you have no interest in the matter? Speak up, friend, and tell us who their improver is.

    The laws.

    But that, my good sir, is not my meaning. I want to know who the person is, who, in the first place, knows the laws.

    The judges, Socrates, who are present in court.

    What, do you mean to say, Meletus, that they are able to

    instruct and improve youth?

    Certainly they are.

    What, all of them, or some only and not others?

    All of them.

    By the goddess Here, that is good news! There are plenty of improvers, then. And what do you say of the audience,do

    they improve them?

    Yes, they do.

    And the senators?

    Yes, the senators improve them.

    But perhaps the members of the assembly corrupt them?or do they too improve them?

    They improve them.

  • Then every Athenian improves and elevates them; all with the exception of myself; and I alone am their corrupter? Is that

    what you affirm?

    That is what I stoutly affirm.

    I am very unfortunate if you are right. But suppose I ask you a question: How about horses? Does one man do them harm and all the world good? Is not the exact opposite the truth? One man is able to do them good, or at least not many;the trainer of horses, that is to say, does them good, and others who have to do with them rather injure them? Is not that true, Meletus, of horses, or of any other animals? Most assuredly it is; whether you and Anytus say yes or no. Happy indeed would be the condition of youth if they had one corrupter only, and all the rest of the world were their improvers. But you, Meletus, have sufficiently shown that you never had a thought about the young: your carelessness is seen in your not caring about the very things which you bring against me.

    And now, Meletus, I will ask you another questionby Zeus I will: Which is better, to live among bad citizens, or among good ones? Answer, friend, I say; the question is one which may be easily answered. Do not the good do their neighbours good, and the bad do them evil?

    Certainly.

    And is there anyone who would rather be injured than benefited by those who live with him? Answer, my good friend, the law requires you to answerdoes any one like to be injured?

    Certainly not.

    And when you accuse me of corrupting and deteriorating the youth, do you allege that I corrupt them intentionally or

    unintentionally?

  • Intentionally, I say.

    But you have just admitted that the good do their neighbours good, and the evil do them evil. Now, is that a truth which your superior wisdom has recognized thus early in life, and am I, at my age, in such darkness and ignorance as not to know that if a man with whom I have to live is corrupted by me, I am very likely to be harmed by him; and yet I corrupt him, and intentionally, tooso you say, although neither I nor any other human being is ever likely to be convinced by you. But either I do not corrupt them, or I corrupt them unintentionally; and on either view of the case you lie. If my offence is unintentional, the law has no cognizance of unintentional offences: you ought to have taken me privately, and warned and admonished me; for if I had been better advised, I should have left off doing what I only did unintentionallyno doubt I should; but you would have nothing to say to me and refused to teach me. And now you bring me up in this court, which is a place not of

    instruction, but of punishment.

    It will be very clear to you, Athenians, as I was saying, that Meletus has no care at all, great or small, about the matter. But still I should like to know, Meletus, in what I am affirmed to corrupt the young. I suppose you mean, as I infer from your indictment, that I teach them not to acknowledge the gods which the state acknowledges, but some other new divinities or spiritual agencies in their stead. These are the lessons by

    which I corrupt the youth, as you say.

    Yes, that I say emphatically.

    Then, by the gods, Meletus, of whom we are speaking, tell me and the court, in somewhat plainer terms, what you mean! for I do not as yet understand whether you affirm that I teach other men to acknowledge some gods, and therefore that I do believe in gods, and am not an entire atheistthis you do not

  • lay to my charge,but only you say that they are not the same gods which the city recognizesthe charge is that they are different gods. Or, do you mean that I am an atheist simply,

    and a teacher of atheism?

    I mean the latterthat you are a complete atheist.

    What an extraordinary statement! Why do you think so, Meletus? Do you mean that I do not believe in the godhead of

    the sun or moon, like other men?

    I assure you, judges, that he does not: for he says that the

    sun is stone, and the moon earth.

    Friend Meletus, you think that you are accusing Anaxagoras: and you have but a bad opinion of the judges, if you fancy them illiterate to such a degree as not to know that these doctrines are found in the books of Anaxagoras the Clazomenian, which are full of them. And so, forsooth, the youth are said to be taught them by Socrates, when there are not unfrequently exhibitions of them at the theatre (Probably in allusion to Aristophanes who caricatured, and to Euripides who borrowed the notions of Anaxagoras, as well as to other dramatic poets.) (price of admission one drachma at the most); and they might pay their money, and laugh at Socrates if he pretends to father these extraordinary views. And so, Meletus, you really think that I do not believe in any god?

    I swear by Zeus that you believe absolutely in none at all.

    Nobody will believe you, Meletus, and I am pretty sure that you do not believe yourself. I cannot help thinking, men of Athens, that Meletus is reckless a